ANKET

Sitemizde En Çok Hangisinin İncelemesini Görmek İstersiniz ?

Dizüstü Bilgisayar - 16 ( 28.07 % )

Ekran Kartı - 10 ( 17.54 % )

RAM - 1 ( 1.75 % )

Intel NUC Mini Bilgisayar - 1 ( 1.75 % )

USB Bellek - 2 ( 3.51 % )

Sadece SSD Yeterli ! - 27 ( 47.37 % )

TÜM ANKETLER

TOPLAM REY : 57

SON TWEETLER

SON YORUMLAR

 

 

SSD-Tercihinde-Isâbet-SSDLabsNet

 

 

SSD’lerde Performansı Doğru Anlamak konusunu işlemenin ertesinde şimdi sıra en merâk edilen ikinci makâlemiz olan SSD Tercîhinde İsâbet‘e giriş yapmış bulunmaktayız. Bu yazımızda hemen her Türkiyeli kullanıcının SSD alma arefesinde karşılaştığı meşâkkatli vetîreyi kendileri için mümkün mertebe kolaylaştırmak, zihinlerinde hâsıl olan mefhum karmaşasına bir son vererek hangi SSD’nin bütçelerini zorlamadan ihtiyaçlarına gerçekten cevab verebileceğini göstermek adına mes’eleyi pak bir uslûb ile îzah etmeye gayret edeceğiz. A’dan Z’ye SSD Rehberimizin on dokuzuncu makâlesini teşkil eden bu yazımızdan sonra nasibse işin montaj, benchmark testleri ve performansı te’yit kısımlarına geçeceğiz.

 

 

 

 

SSD Tercîhinde İsâbet:

 

Sâbit diskler ve SSD’ler arasındaki performans farkını evvelki makâlemizde yakından müşâhede ettik. Lâkin, SSD alırken de bir sürü marka ve modelle karşılaşmaktayız ve bunlardan bâzıları pek şâşâlı reklâmları ve ekseriyetle ilk defâ SSD ile tanışmış olup kendi sâhib olduğundan başka model görmeyen kullanıcıların iyi niyetle fakat, farkında olmadan yaptıkları yanlış tavsiyelerin de etkisiyle etrâfımızı sarmış vaziyette. Hangisi arasında tercih yapmalıyız bilemiyoruz. Çünkü; ” birinin sıralı okuma ve yazma hızları diğerinden 30MB/s kadar yüksek çıkmış, en iyisi sanırım budur ” diyoruz.

 

 

Hâlbuki durum hiç de böyle değildir. Bu yazımızla birlikte inşeAllah herbirimiz için doğru olan SSD’yi tercih noktasında mümkün mertebe rahatlayacak, forum forum gezmek ve mütevâzi suâllerimize onlarca farklı ve tutarsız cevablar işitmek mecbûriyetinde kalmayacağız. Bunu gerçekleştirebilmenin tek imkânı da, satın almadan evvel SSD’den tam olarak ne umduğumuzu, yâni ihtiyaçlarımızın aslında neler olduğunun idrâkinde olmaktadır. Neyi istediğimizi eğer az çok bilirsek, tercihde isâbet husûsunun yarısını çözmüşüz demektedir. Altını çizerek ifâde etmek isteriz ki, bu makâlemizi sizlere marka ve model tavsiyesinde bulunmak için değil, SSD’lerin kullanıcılar bazında kaç bölüme ayrıldığını gösterebilmek adına kaleme almış bulunmaktayız.

 

 

Konumuzu 4 ana başlık altında işlemeyi isâbetli gördük. Makâlemizin bu şekilde daha rahat anlaşılacağı ummaktayız.

 

 

 

 

 

 

1- SSD’yi Kullanmak istediğiniz Sahayı Doğru Belirleyin

 

 

Vücûda getiriliş noktayı îtibâriyle katı hâl diskleri de kendi aralarında bir takım farklılıklar arz edebilirler. Burada mühim olan da arzu ettiğimiz SSD’yi tam olarak nerede kullanacak olmamızdır. Misâl verecek olursak; tüketici olarak tâbir edilen son kullanıcılar ve müessese işletmecilerinin ihtiyaçları hâliyle aynı değildir. Biri günlük işlerini hâlledebilmek için SSD düşünürken öteki, idâresinde bulunduğu müessesenin müşterileri taleblerine daha hızlı ve emin cevablar verebilmek için düşünebilir.

 

 

Bu yol ayrımında evvelâ oturup ihtiyaçlarımızı netleştirmemiz lâzım gelir. Çünkü, katı hâl diskleri üreticiler tarafından birçok sınıfa ayrılmışlardır. Belli başlıcaları şöyledir:

 

 

Tüketici

İş Dünyâsı

Müessesevî ( Enterprise )

İş İstasyonları

Sunucu

Bulut bilgi İşlem

 

 

Her biri farklı meziyetler ihtivâ eden bu SSD sınıflarından murad da kullanıcılara geniş tercih imkânları sunabilmektir. Takrîben on sene evveline kadar îmâl edilen SSD’ler arasında SLC tipi NAND Flash belleklerin kullanım nisbi günümüze nazâran daha fazlaydı. Fakat mâliyeti pahalı üretimi de meşakkâtli olan SLC NAND îmâlâtından dolayı firmalar satışlarında istedikleri mesâbeye ulaşamıyorlardı. Bu sebeble üreticiler zamanla MLC tipi belleklere yönelmeye başladı. Çünkü şurası gerçekti ki SLC tipi NAND’ları eskitebilen bir son kullanıcı ile henüz karşılaşılamamıştı :)

 

Yâni bu tip bellekleri tüketicilere sunmakla iki hatâ birden ediliyordu; mâliyetlerin yükselmesine sebebiyet vermek ve MLC’ye nazâran daha kıymetli olan bu NAND’ları tüketicilerin bilgisayarlarına hapsetmek.

 

Zamanla üreticiler durumun farkına vardı ve hâliyle katı hâl diskleri arasında seçenek çeşitliliği de hâsıl olmaya başladı. Firmaların tüketicilere daha câzib fiyatlar ile yaklaşmaları ise 2007 senesinde başladı. SSD’lerde 1$ / GB barajının geçilmesi de kırılma noktasını teşkil etti.

 

İster istemez mes’elenin târihçe kısmına da değinmiş olduk. Bu hususda ifâde edebileceklerimiz bu kadardır. Sizler ilk cevâbı düşüne dururken biz de ikinci başlığa geçelim.

 

 

 

 

 

 

2- SSD’nizi Kullanacağınız Arayüzü Doğru Tanıyın

 

 

Yüksek sıralı okuma ve yazma hızlarının normâl bir ev kullanıcısı için pek birşey ifâde etmediğini evvelki makâlemizde belirtmiştik. Fakat arayüzler husûsunda biraz durmak ve bize bu cihetde gelen suâllere bir cevab teşkil etmesi bakımından birkaç kelâm etmek isteriz.

 

 

SATA-PATA-SAS-PCIe-Interfaces-SSDLabsNet

 

 

Sunucu tarlası, iş istasyonları ya da bulut bilgi işlem merkezleri için SSD terfîsi düşünüyorsanız alacağınız katı hâl diskinin SAS arayüzüne sâhib olması daha isâbetli olacaktır. SATA’dan daha gelişmiş özelliklere hâiz olan SAS arayüzü zikrettiğimiz iş sahalarına daha müsâit bir yapı arz ederler. İnce Ayrıntıları ile SSD Arayüzleri makâlemizde SAS ile alâkı daha teferruatlı bilgi bulabilirsiniz.

 

IDE ( PATA ) arayüzüne sâhib bilgisayarınızı ayağa kaldırmayı umuyorsanız bunu aynı arayüze sâhib bir SSD ile gerçekleştirmek mümkündür. Fakat sıralı okuma ve yazma hızlarının 133MB/s üstüne çıkmayacağını da not almanız gerekmektedir. Bu hızlardan ziyâde erişim süresi ve IOPS değerleri daha mühimdir.

 

 

Bilgisayar kullanıcılarının ekserînin sistemlerinde yer edinen SATA arayüzü hakkında en merâk edilen hususa değinmeden geçmeyelim:

 

SATA Arayüzleri Arasında Geriye Uyumluluk

 

SATA arayüzlerinin tümü geriye uyumluluk arz etmektedirler. Yâni SATA III bir bilgisayarda SATA II depolama cihazı kullanılabilir. Ya da SATA I olan bir sistemde yine SATA III katı hâl diskli kullanılabilir.

 

Lâkin, SATA III arayüzüyle gelen bir katı hâl diski kullanmak istediğiniz takdirde SSD’nizin sıralı okuma ve yazma hızları bilgisayarınızın desteklediği arayüzü olan SATA II sınırlarına takılacaktır. Yâni SSD’niz ne kadar hızlı da olsa, sisteminizdeki arayüzü kadar hızlıdır. Yâni tıkanmış bir yolda tüm arabalar aynıdır :)

 

Fakat, bize göre bunda endişe edilecek bir durum yoktur, çünkü SATA II ve SATA III arayüzlü katı hâl diskleri arasındaki performans farkını günlük kullanımda müşâhede etmek epey zordur. Sıralı değerlerde bu nisbet yarı yarıya kadarken, IOPS ve 4K değerlerinde ise takrîben %10 – 35‘lik bir düşüş söz konusu olacaktır. Erişim süresinde bir değişiklik mevzû bahis değildir. Ki bu rakamlar tüketiciler için kabûl edilebilir mesâbededir. Yâni SATA I ya da II arayüze hâiz bilgisayara sâhib kullanıcıların SATA III bir katı hâl diski tercih etmelerinde bizce bir beis yoktur. Aksine bu, hem gelecekte yeni nesil bir sisteme geçmeyi plânlayan ya da SSD’sini bir süre sonra elden çıkarmayı düşünen kullanıcılar için yerinde bir tercih olacaktır.

 

 

SATA arayüzüne taâllûk etmesi bâbından bilgisayar anakartları husûsunda da birkaç kelâm etmenin gerekliliği mâlûmdur. Şöyle ki, günümüzde Intel ve AMD şeklinde ikiye ayrılmış olan tüketici işlemci pazarında anakartlar, hâliyle bu anakartların SATA arayüzüne destek sağlayan kod ve komutsetlerini ihtivâ eden güney köprüleri ( South Bridge ) mevzû bahis bu iki firmanın sâhib olduğu teknik tecrübe ve bilgi birikimine göre şekillenmektedir.

 

Böyle bir girizgâh ardından, birazdan temâs edeceğimiz hususların SATA II değil de, günümüz anakartlarında iyice umûmîleşmiş bulunan SATA III hakkında olacağını evvelâ belirtelim.

 

2007’ye kadar tüketiciler için umûmiyyetle bir hayâlden öteye geçemeyen SSD’ler o seneyle birlikte son kullanıcılar îndinde yavaş yavaş satın alınabilir rakamlara inmeye başlamış, pazardaki bu büyük potansiyeli farkeden muhtelif bâzı üreticiler de bu saha üzerine bir takım hazırlık çalışmalarına girmiştir.

 

Intel cephesinde 2008 senesinde tanıştığımız SATA III arayüzü o vakitlerde hârici bir SATA kontrolcüsü vâsıtasıyla anakartlarda yer almaktaydı. Yâni o esnâda Intel’in bizâtihi desteği mevcud değildi. Kâğıt üzerinde her ne kadar SATA III, yâni 6Gbp/s ibâreleri bulunsa da işin aslı böyle değildir. Çünkü Marvell üretimi bir SATA kontrolcüsü üzerinden sağlanan bu destek kısmî idi. 2011’e gelindiğinde artık SATA III arayüzünün de hız sınırlarını zorlayan katı hâl diskleri rafları doldurmaya başlayınca son kullanıcılar tarafında bir takım performans sıkıntıları da zuhûr etmeye başladı.

 

Bahsettiğimiz bu katı hâl diskleri 500MB+ sıralı okuma ve yazma hızları sunarken tüketiciler, mevzû bahis güney köprülerine hâiz anakartlar üzerinde ancak 350MB/s civârı rakamlar elde edebilmekteydi. Bu durumun müsebbîbi de Marvell SATA kontrolcülerinden bir başkası değildir. Mes’ele sâdece anakartlar ile sınırlı kalmamış, muhtelif firmaların hazırladıkları PCI tabanlı hârici SATA III desteği sunan kartlara da şümûl etmişti. Bu kartlardan biri de Asus U3S6 idi. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz üzere o vakitler hızla gelişen SSD teknolojisine firmalar tam ayak uyduramamış ve ortaya tam tekmil çalışmayan çözümler çıkmıştı. Hâliyle son kullanıcılar da bu durumdan pek muzdarip olmakta, hattâ SSD’lerinin düzgün çalıştığından dâhi şüphe duymaktaydılar. Bu sebebden dolayı Intel hızla kendi doğal SATA III desteği için devâm eden çalışmalarını hızlandırdı ve takrîben iki sene evvel de 6 serîsi anakartlar ile bu desteği kullanıcılarına sundu.

 

Yâni;

 

P67, H67, Z68, Q67, Q65 dâhil olmak üzere ertesinde çıkan tüm Intel tabanlı anakartlarda doğal SATA III desteği mevcuddur.

 

Fakat aşağıda belirtilen yongasetlerine hâiz olan anakartların tümündeki SATA III desteği ise hârici bir kontrolcü tarafından sağlanmaktadır ve hâliyle SATA III destekli SSD’lerde performans noktasında olması gerekenden daha az değerleri sunabilmektedir:

 

 

P31, P35, G31, G35, Q33, Q35, X38

 

P43, P45, G41, G43, G45, B43, X48

 

P55, H55, H57, Q57, X58

 

H61

 

 

Intel tabanlı Taşınabilir Bilgisayarların SATA III desteği ile tanışması Sandy Bridge, yâni başında 2 bulunan dört rakamlı işlemciler ile gerçekleşmişdir. Meselâ i5 2520M işlemcisi buna bir misâldir. Ivy Bridge ve Haswell tabanlı bilgisayarlar da SATA III desteğine sâhibtir.

 

Fakat üç rakamlı Intel işlemciyle gelen bilgisayarın SATA III desteği yoktur. Buna misâl de i5 560M’dir.

 

 

AMD tarafında doğal SATA III desteği 890GX ve ertesinde çıkan yongasetli anakartlarda sunulmaya başlanmıştır. Taşınabilir bilgisayarlarda ise bu destek A50M, nâm-ı diğer Hudson-M1 plâtformuyla gelmiştir ve burada bilinmesi lâzım gelen tek husus daha evvel de ifâde ettiğimiz üzere anakart yongaseti hazırlama kâbiliyetine hâiz firmalar önümüze, ancak sâhib oldukları teknik tecrübe kadarını koyabilmektedirler. Buna bâzen de yazılımcıların AMD tabanlı depolama kontrolcülerine tam tekmil uygunluk arz etmeyen programlar hazırlamaları eklenmenktedir.

 

SATA arayüzlü katı hâl diskleri üzerinden baktığımızda da günümüz îtibâriyle Intel yongasetleri bir SSD’de olması gereken performansı sunabiliyorken AMD yongasetlerinde ise Intel olanlara kıyasla duruma göre %5 – 15 arası düşük değerler alınabilmektedir. SSD’lerde Performansı Doğru Anlamak makâlemizde de işlediğimiz üzere bizim nezdimizde AMD tabanlı sistemlerde performansın bir miktar düşük çıkmasında tüketicilerin endişe edeceği hiç bir durum yoktur. Çünkü bu fark sâdece benchmark testlerinde müşâhede edilebilmektedir. İnternet, ofis, müzik, video ve orta seviyeli oyunlar gibi uygulamaları içeren günlük kullanımda tesbîti mümkün değildir.

 

Konumuzun SATA arayüzünü ilgilendiren kısmı buraya kadardır.

 

 

 

PCIe arayüzünde ise durum bant genişliği yönünden daha elverişlidir. Yerine göre 6.4GB/s hızlarına erişilebilmektedir. Burada dikkât edilmesi gereken ise anakartınızın PCIe genişleme yuvalarının hem x1, x4, x8 hem de sürüm cihetinden satın almayı düşündüğünüz SSD’ye uygunluk arz etmesidir.

 

 

 

 

 

3- Kullandığınız Yazılım ve Uygulamaların İhtiyaç Duyduğu Kadarına Yatırım Yapın

 

 

Katı hâl disklerinin HDD’lerden ne kadar üstün olduklarını bir önceki yazımızda ifâde etmiştik. SSD terfîsi yapmak isteyen kullanıcıların hemen hepsinin müşterek bir arzuları var: Yüksek performans. Fakat maalesef burada da bir anlam karmaşası olduğunu belirtmemiz lâzım. Çünkü performans  mefhûmu herkese göre farklılık arz etmekte. Türkiye olarak, katı hâl diskleri ile de umûmen yeni tanışan bir pazarı teşkil ettiğimiz için konu üzerinde henüz yeteri kadar bilgi sâhibi değiliz. Aslında bu durum sâdece bizde değil, ABD, Avrupa ve Çin pazarında da böyle, kafa karışıklığı oralarda da hâkim. Fakat mâlûmat ve tecrübe noktalarında bizden ileri oldukları da kesin. Kendi hem dergi hem de internet neşriyatlarında SSD teknolojisine husûsen eğilmekteler. Hattâ bâzıları bu sâyede özel sermâyeden de destek görmekte.

 

 

 

Performans.. Ama Ne Kadar ?

 

 

İşe evvelâ SSD kullanıcılarını belli kıstaslara bağlı kalarak kısımlara ayırmakla başlıyoruz. Her bir grubun hem kendilerine müstakil kullanım sahaları hem de ortada buluştukları belli hususlar olacaktır. Bu cihetden yola çıkarak tüketicileri teşkil eden kullanıcı kitlesini 5  başlığa ayırdık. Mes’ele birden fazla alt başlığa taâllûk ettiği için konuyu suâller eşliğinde açarak gideceğiz.

 

Konuyu daha anlaşılır hâle getirebilmek için evvelki makâlemizden bir bölümü buraya iktibas edelim:

 

” İşletim sisteminizin masaüstünde bir bir ses dosyasının kısayolunun üstüne fâre imleci ile geldiğinizde gözüken ( zikrettiğimiz rakamlar misâlendir ) balon için 1 iops gerekmektedir. Aynı kısayolunu açmak için çift tıkladığınızda harekete geçen .exe dosyası ve ertesinde arka plânda çağırılan onlarca .dll dosyası 10 iops’a tekâbül etmektedir. Bunun yanında tek sekmeli internet tarayıcısı 20 iops, bir anti-virus yazılımı 30 – 40 iops, bir video – ses düzenleme yazılımı ise takrîben 50 – 150+ iops’a karşılık gelmektedir. ”

 

Böyle bir tabloyu baz aldıktan sonra şimdi muhtelif SSD kullanıcı grublarını ve satın aldıktan sonra katı hâl diskleri ile umûmen hangi yazılım ve uygulamaları çalıştırdıklarına bakarak performans husûsunda ihtiyaç duydukları değerleri rakamlar ile ifâde ederek kâfî gelecek NAND Flash Bellek türlerini de belirtelim.

 

 

Ev-KullanicisiEv Kullanıcısı: İşi ekseriyetle internet üzerinedir. Forumları gezer, haber okur. Sohbet eder, müzik dinler, video izler. Arasıra oyunlara bakar, ofis dosyalarını düzenler. Lâzım olursa grafik tasarım yazılımları ile ilgilenir. Yâni işleri umûmen yükte hafif olanlardan müteşekkildir. Böyle bir kullanıcıya normâl SATA II arayüzüne hâiz bir katı hâl diski ve 15.000 IOPS hayli hayli yeter. Erişim süresini işin içine katmıyoruz, çünkü bu değer artık disklerin hemen hepsinde umûmîleşmiştir. TLC tipi NAND bellekler bu grub için yeterli gelecektir.

 

 

 

 

Ofis-KullanicisiOfis içi Kullanım: Belge ve arşiv ağırlıklı çalışan bu kullanıcı kitlesi de vakte değer atfeder. Bilgisayarlarının hızlı bir şekilde açılıp kapanması ya da uyku / hazırda bekleme modlarına alınması kendileri için mühimdir. Üzerinde çalıştıkları muhtelif yazılımların sayısı umûmen 5’i geçmez. İnterneti sık kullanabilirler. Kendileri için SATA II arayüze sâhib 10.000 IOPS değeri sunabilen bir katı hâl diski kâfîdir. TLC tipi bellekliler yeterli gelecektir. Fakat duruma göre MLC’lere de yönelinebilir.

 

 

 

 

OyuncuOyuncular: Vakitlerinim ekserîsi oyunlar ile geçen bu kullanıcı grubu için mühim olan oyunlar arası yükleme müddetlerinin kısa olmasıdır. Bu da umûmen erişim süresiyle alâkalı olduğu için oyunculara nokta atışlı bir tavsiyede bulunmak bizim için güçtür. SATA II arayüzüne sâhib ve 15.000 IOPS değeri  verebilen bir katı hâl diski zannediyoruz ki kendileri için yeterlidir. Kapasite tercîhi ise yine kendi ihtiyaçlarına göre şekillenecek bir hususdur. TLC türü NAND Flash belleklere hâiz SSD’ler fazlasıyla yeterlidir.

 

 

 

Bu mes’elede çokça karşılaştığımız bir suâlin cevâbını buradan da vermek isteriz;

 

SSD, oyunlarda hızlanma sağlar mı ?

 

Cevab: Evet, sağlar.

 

Bâzı ziyâretçilerimiz bu cevâbımıza şaşırmış olabilir, fakat durum şöyledir: SSD’ler donanımsal bazda bir FPS getirisi sağlamazlar, fakat oyunlarda HDD’nin darboğaza sebeb olduğu takılmaları ortadan kaldırarak umûmî mânâda bir FPS artışı sağlarlar. Unutmayalım ki işlemci ve RAM’ler ne kadar güçlü olsada, verî depolama cihazında saklanmaktadır. Husûsiyetle de fazla içeriğe sâhib oyunlarda bölüm arası yükleme sürelerini düşürmekle kalmayıp oyuncu yeni sahnelere girdikçe oyun motorundan geçmesi gereken işlenmiş verîleri mümkün mertebe en kısa zaman diliminde hazır hâle getirir. Bu da yukarıda ifâde ettiğimiz üzere HDD’lerin yetişememesi sonucu hâsıl olan oyun içi takılmaları ortadan kaldırmaya yarar.

 

 

 

 

 

Yol-Arkadasiİş Dünyâsı – Yol Arkadaşı: Makâlemizin başında katı hâl diskleri sınıflarını ifâde ederken zikrettiğimiz iş dünyâsı, diğerleri gibi her ne kadar müstakil bir sınıfı teşkil etsede yer yer umûmî mânâda tüketicilere yakın çözümler arz ettiğinden, kendisini de bir zümre olarak ele almak istedik. İş dünyâsı kullanıcıları için istikrar her dâim performansdan evvel gelmektedir. Dayanıklılık esastır. Verî muhafazasını âzamî derecede mühim gören bu kullanıcı grubunun performans ihtiyaçları normâl bir ev kullanıcısının duyduğundan fazlası değildir. Rakamlar ile ifâde etmemiz gerekirse SATA II arayüze sâhib 15.000 IOPS sunabilen bir SSD kâfî gelecektir. Üzerinde çalışılacak işe göre bu değerlerden fazlası da gerekebilir. Fakat NAND Flash bellek husûsunda MLC tipi bellekleri tavsiye ettiğimizi belirtelim. İş dünyâsına dâhil kullanıcıların, işlerini, ticâretlerini ya da meslekî vazîfelerini SSD’leri üzerinden icrâ edeceklerinden umûmî istikrârı yüksek model katı hâl disklerine yönelmeleri isâbetli olacaktır.

 

 

 

 

 

TasarimciTasarımcılar: İngilizce ifâdeyle Designer olarak tâbir ettiğimiz bu kullanıcı kitlesini, birazdan zikretmeye başlayacağımız yazılımları meslekî sahada kullandıklarını farz ederek ele alıyoruz. Saydığımız diğer kullanıcı grublarından farklı olarak vakti nakit addeden bu arkadaşlarımız için performansın yeri mühimdir ve sistemlerinde umûmen aynı anda birden fazla muhtelif program çalışmaktadır. Kullandıkları yazılımlar çoklu işlem gerektiren mahîyettedir.

 

 

 

Köşe başı Yazılımlar: Flash, Photoshop, Autocad ve 3D Max

 

 

İleri Seviye Tasarımcılık: Maya, 3D Max, Photoshop, Autocad, ASP.net, Web 2.0, Ajax, Z Brush, MEL, Mudbox, Bojou, Afx, Fine Arts

 

 

Ses Düzenleme Yazılımları: Audacity, Adobe Audation, Avid Pro Tools, Reaper, Ableton Live

 

 

Video düzenleme: Pinnacle Studio, AVS Video Editor, Adobe Premiere Elements, Final Cut Pro X, iMovie, CorelVideo Studio Pro, CyberLink Power Director, Magix Movie Edit Pro, Sony Movie Studio, Avid Media Composer

 

 

 

Üzerinde çalışmakta olduğu bir iş için bu yazılımlardan birini kullanmak durumunda kalan bu arkadaşlarımızın HDD’lerden neler çektiklerini gelin bir de onlara sorun. Bir render almaya başladıkları vakit artık bilgisayarlarına uzun süre yaklaşamazlar. Çünkü işletim sisteminin arka plânın zâten birkaç yazılım çalışmaktadır. Bunlara bir de olmazsa olmaz anti-virüs eklendiğinde HDD’nin zâten zayıf olan gücü iyice azalır, yâni sağlayabildiği IOPS değerinin bir kısmı bunlara ayrılmıştır. Bir de üstüne yukarıda zikrettiğimiz yazılımlardan bir tânesi açınca işler iyice karışır. Bu sayı arttıkça HDD boğulmaya başlar. Aşağıda bir SSD ve 10.000 RPM hızında çalışan HDD ile Autodesk 3DS Max yazılımı üzerinden alınan render demosunu izleyebilirsiniz:

 

 

 

 

 

İşlemci ve RAM darboğazı mevzû bahis olmadıkça doğru SSD’ler ile bu yazılımların hepsinin altından rahatlıkla kalkılır. Tasarımcı arkadaşlarımıza burada nâçizâne tavsiyemiz her dâim hem kapasitesi hem de IOPS değeri yüksek olan bir SSD tercih etmeleridir. Çünkü, Photoshop gibi bâzı yazılımlar, RAM dolmaya başladığı vakit sistemin yavaşlamaması için depolama cihazının ( SSD / HDD ) boş sahalarını kendine tahsis etmeye başlarlar. Yâni üzerinde çalıştığınız 5MB’lik bir dosyanın Photoshop’un açık olduğu esnâda diskiniz üzerinde 2, hattâ 3GB’ye yakın bir yeri işgâl ettiğini görebilirsiniz. İş bu sebeble tasarımcıların büyük kapasiteli SSD’lere yönelmeleri isâbetli olacaktır.

 

Günümüz îtibâri ile bu arkadaşlara tavsiyemiz SATA III arayüzüne hâiz ve 240GB kapasiteye sâhib SSD’lerden aşağıya bakmamalarıdır. IOPS noktasında ise, kullandığı yazılımın ağırlığı ve aynı anda kaç tâne muhtelif programı çalıştıracağını göz önünde bulundurmaları ve 50.000 ya da üstü değere sâhib modellere yönelmeleridir. NAND Flash Bellek noktasında ise MLC tipi yongalar taşıyan SSD’lerden şaşmamaları gerekir.

 

 

 

 

 

 

 

Peki Bu Yazılanlar Doğruysa, Satın Aldığımız O Yüksek Hızlı SSD’ler Ne İşe Yarıyor ?

 

 

Bu suâlle birlikte kıssadan hisse bölümüne giriş yapmış bulunuyoruz. Cevâbı baştan verelim, îzâha sonra geçelim: O yüksek hızlı SSD’lerin ömrü kasanızda uyumakla geçiyor !

 

SSD-Benchmark-KarisikligiÇünkü SSD’ler performans noktasında son kullanıcılar için artık belli bir bariyeri aşmış durumdadır. Diğer bir ifâdeyle; muhtelif marka ve model katı hâl diskleri arasında tüketiciler için gerçek mânâda performans üstünlüğü kalmamıştır. Tüketiciler, yüksek hızlı diyerekden satın aldıkları SSD’lerin performanslarını ancak benchmark testlerinde müşâhede edebilmektelerdir. Bilgisayar deneyimi de kat’îyen benchmark testi değildir. Ve SSD’leri satın almadaki esas gâye yapılmak istenen işleri mümkün mertebe en mâkûl yolla hâlletmektir. Hergün benchmark kasarak tatmin olmak maksadıyla forumlarda paylaşmak bilgisayar kullanmak değildir. Bunu şöyle misâllendirebiliriz ki, bir müteahhid binâ yapıyor. Misâl, 250 kata geldiğinde gözlerimiz tepesini görmeye yeterli gelmemeye başlıyor. Fakat bu müteahhid kat atmaya devâm ediyor. 500, derken bin kata çıkıyor. Lâkin gözlerimiz 250’den sonrasını zâten görmüyor, ancak binâ plânlamasını açıp baktığımız müteahhidin bin kata çıktığını farkediyoruz. Günlük kullanım ve benchmark testleri arasındaki fark bu şekildedir. Böyle bir misâl vermiş olmama rağmen apartmanlardan haz etmediğimi de eklemek isterim, müstakil ev gibisi yoktur :)

 

 

Velhâsıl kelâm, SSD Labs olarak bize göre tüketici katı hâl diskleri arasındaki fiyat farkını teşkil edecek unsurlar şunlardır:

 

 

 

1- Kapasite

2- Tasarım

3- Verî Muhafazası

 

 

 

Verî muhafazası husûsunu aslında bu yazımıza eklemeyi düşünmekteydik, fakat yeterince karışık olan mes’eleyi daha da anlaşılmaz hâle getirmek istemediğimizden onu başka bir makâleye sakladık. Yukarıda zikrettiğimiz bu üç unsuru neden performansın önüne aldığımızı şöyle bir misâl ile de ifâde edebiliriz:

 

İşlemci ve RAM cihetinden darboğaz ihtimâli taşımayan bir bilgisayara günümüzde iyice umûmîleşmiş SATA III arayüzlü bir katı hâl diski taktığınız vakit, aynı anda:

 

 

 

Her birinde 50’şer tâne sekme açık olan 2 farklı tarayıcıyı çalıştırabilir,

 

Media Player’da bir ses dosyasını oynatabilir,

 

K-Lite tarzı yazılım ile HD video izleyebilir,

 

İnternetten büyük boyutlu birkaç parça dosya indirebilir,

 

RAR – ZiP’li bir dosyayı açabilir,

 

Anti-Virüs taraması yapabilir,

 

Orta ölçekli bir oyun oynayabilirsiniz.

 

 

 

Tüm bunları aynı da ve takılmadan yapmak normâl bir katı hâl diski ile mümkündür. SSD’ler günümüzde bu kadar güçlenmiştir. Biz, SSD Labs olarak tüketici sınıfı katı hâl diskleri arasındaki farkların artık performans ile değil, yukarıda saydığımız üç unsur ile teşkil edeceğine kanaât etmekteyiz. Nasîb ve kısmet olursa yakında verî emniyeti üzerine husûsî bir makâlemiz de yayımlanacaktır.

 

 

 

 

 

Bu yazımızın sonuna yaklaşırken merâk edilmekten öte bir şehir efnâsine dönüşen ” Doluluk esnâsında performans düşmesi ” mes’elesine de temâs etmek isteriz.

 

 

Evet, günümüz îtibâriyle katı hâl disklerinin hemen hepsinde doluluk esnâsında performans düşüşü zuhûr etmektedir. Fakat bu düşüş nisbetleri ekserîsinde fazlayken birkaç istinâ marka ve modelde ise cüz’î mesâbededir. SSD’nin hâiz olduğu kapasite kadar doldurulmasıyla birlikte yavaşlama işlemi de başlamaktadır. Yâni, 256GB bir katı hâl diskini bir anda doldurmakdan bahsetmiyoruz. İlk kullanımdan îtibâren Page ve Block’ların bizzat yazılması / kirlenmesi sûretiyle 256’ncı GB’ye gelindiği esnâda o vakte kadar boşta duran Wear Levelling mekanizması harekete geçer ve NAND flash block’ları tekrar hazır hâle getirilmeye başlanır. Bu işlem de kontrolcüye bir yük bindirir. İkinci ve üçüncü 256GB’lere gelindiğinde ise kontrolcü, Wear Levelling vitesini yükseltmek zorunda kalır. Hâliyle yük biraz daha ağırlaşır. Ertesinde de asıl îtibâriyle bir hakîkat olan fakat işin derinine vâkıf olunmadığı vakit abartılıp balon hâline getirilen performans düşmesi hâdisesi gerçekleşir. Bu düşüş umûmen Yazma değerlerinde kendini gösterir. Okuma da ise pek azdır, bâzen hiç düşmeyebilir de.

 

Biz buna Balon diyoruz, Çünkü;

 

Tasarımcı arkadaşlarımızı hâriç tutarsak tüketiciler îndinde tıpkı benchmark testleri hâricinde olduğu gibi düşen performansın da farkına varılması zordur. Evvelki makâlemizde normâl bir son kullanıcının işlerinin ekserîsinin Okuma uygulamaları ile alâkalı olduğunu söylemiştik. Kaldı ki, katı hâl diskini bırakalım terletmeyi, zorlamayı dâhi başarabilen bir tüketiciye henüz rastlamadığımızı ifâde edersek umarım yanlış anlaşılmayız :)

 

 

Bir kez daha dile getirmek isteriz ki, yukarıda tablolarını çizdiğimiz kullanıcı grubları arasından Tasarımcıları hâriç tutarsak son kullanıcılar adına bu cihetde endişe edilecek bir durum yoktur. Fakat benchmark testleri ile yatıp kalkanlar için de bir tavsiyede bulucak olursak, SSD’lerini düzenli olarak Secure Erase işlemine tâbii tutmaları yeterli olacaktır. Lâkin bunun da NAND Flash belleklerin ömründen yediğini hatırlatalım. Mecbur kalınmadıkça uygulanmaması gereken bir işlemdir.

 

Muhakkak ki, mâlûm balonlar ve baloncuların etkisi altında kalarak kafası karışıp nihâyetinde ” Ben bu işten birşey anlamadım, para cihetinden sıkıntım da yok, en yüksek performans benim olsun ” diyen kullanıcılar çıkacaktır. Onlar için tavsiyemiz de doluluk esnâsında performansı asgarî mesâbede düşen marka ve modelleri yönelmeleridir.

 

Bu konuya son bir dipnot ekleyelim ve bitirelim;

 

Bâzı kullanıcılar mevzû bahis performans düşüşünü yanlış telâkkî etmekte ve katı hâl disklerini aldıktan sonra az bir miktar boşluk kalana kadar doldurup ertesinde benchmark testleri yapmaktadırlar. Yukarıda da ifâde ettiğimiz üzere Wear-Levelling motoru arka plânda çalışmaya başlamadıkça herhangi bir düşüş müşâhede etmek zordur. Fakat katı hâl diskinin Page ve Block’ları 4K bazında iki – üç kere kirlendikten sonra kapasite doluya yakınken benchmark testi yapılırsa bahsedilen performans gerilemeleri de zuhûr edecektir.

 

 

 

 

 

 

4- Tercih Edeceğiniz Üreticinin Sunduğu Garanti Müddet ve Şartları Hakkında Bilgi Sâhibi Olun

 

 

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır misâli SSD îmâlâtçısı firmaların da ürünlerinin arkasında durma düstûru vardır. Günümüzde satılan katı hâl disklerinin garanti süreleri umûmen 3 senedir. Kimi üretici bunu 2 sene ile sınırlarken, hazırladıkları muhtelif modellere güvenen ve kullanıcıları da bu cihetden celb etmek isteyen bâzı firmalar bu süreyi 5 seneye kadar çıkarabilmektedir.

 

Burada ehemmiyet teşkil eden husus ise SSD satın alındıktan sonra kullanıcının herhangi menfî bir durumla karşılaşması durumunda üreticinin nasıl bir tavır takınacağıdır. Mevcud diski tâmir ya da yenisi ile birebir değişim seçeneklerinden hangisini sunduğu hakkında bilgi sâhibi olmak mühimdir. Çünkü mâlûmumuzdur ki günümüzde ticârî ahlâk artık aranan bir mefhum hâline gelivermiştir.

 

Mühim

 

Günümüzde SSD firmalarının ekserîsi diskin bozulması durumunda yenisi ile değiştirmekte ve kullanıcıya zahmet çektirmeme cihetinde müsbet bir yol izlemektedir. Bu takdîre şâyandır. Fakat diskin üretiminden başlayarak son kullanıcının bilgisayarına takılmasına kadar uzanan bu zincirde müvezzîlerin oynadığı rol öne çıkmaktadır. Çünkü bâzen üretici firma ve müvezzîlik verdiği şirketin satış uslûbleri arasında dâhi büyük farklılıklar olabilmektedir. Üretici firmanın kendisi kullanıcılarına cömertken, müvezzîlik yapan firmalar bozulan diskleri yenisi ile değiştirme işlemlerini muhtelif sebeblerden ötürü ağırdan alabilmektedir. Yaşadığı firmware sıkıntısından ötürü henüz tam bozulmamış fakat, gidip – gelme şeklinde tâbir ettiğimiz bir vakit çalışma ve ertesinde çalışmama tekrarları yaşayan SSD’leri yeterince test etmeden kullanıcıya geri gönderebilmektedirler. Bu durumda olan yine kullanıcıya olmakta, zikrettiğimiz mes’ele onları SSD’lerden soğutan bir sebebe dönüşmektedir.

 

Bu tür muhtemel menfî durumlardan kaçınabilmenin en müessir yolu tercih edeceğiniz markayı Türkiye’ye getiren müvezzî yanında perâkendeci firmanın müşteri hizmetleri konusunda dürüst ve mûteber olmasına dikkât etmektir. Dürüst ifâdesini kullandım, çünkü üzülerek duymaktayız ki bâzı perâkendeciler müşterilerine sıfır niyetine kullanılmış SSD’ler satabilmekteler.

 

Sıfır satılan hemen her SSD’de kutu çevresi ya tamâmen jelâtinlidir ya da kutunun ağız kısımlarını sertçe tutan bir etiket mevcuddur. Katı hâl diskinizi eğer ki dükkâna giderek elden alıyorsanız bu hususları hatırda tutmak faydalı olacaktır.

 

Bu zikrettiklerimizin normâl firmalar için geçerli olduğunu da belirtelim. Çünkü bâzı müvezzîler müşterilerine zahmet çektirmekle kalmayıp bir de tilkiliğe soyunmaktadırlar. Şöyle misâl verecek olursak;

500 liraya aldığınız bir SSD’niz garanti süresi dolmadan bozuldu. Siz de hâliyle müvezzîye birebir değişim için geri gönderdiniz. Fakat müvezzî sizi aradı ve değişime gönderdiğiniz modelin artık te’min edilemediğini ve size kendi çatıları altında satışda olan başka bir modeli verebileceklerini belirttiler. Burada bir tırnak açarak ‘ böyle bir durumda müvezzînin size bozulan diskinizin fatura fiyatına muadil başka bir SSD’yi göndermek mecbûriyetinde olduklarını ‘ hatırlatalım. Siz de teklif edilen modele bakıyorsunuz ve an îtibâriyle 250 liralık bir ürün olduğunu farkediyorsunuz. Müvezzîye, ellerinde imkân varken neden böyle yaptıklarını soruyorsunuz ve sıradan, geçiştirmelik fakat kat’î bir cevab alıyorsunuz. İş inatlaşmaya varınca karşı tarafa tüketici hakem heyetinden bahsediyorsunuz, lâkin müvezzîden gelen cevab ise ” Buyrun gidin ” şeklinde oluyor.

 

Bu şekilde hareket eden yerli firmaların mevcûdiyetinin farkında olarak yapılan tercihlerin daha isâbetli olacağına inanıyoruz.

 

 

 

Yurtdışından SSD Satın Almak Husûsunda:

 

Eğer ki SSD’nizi yurtdışından te’min ederek Türkiye sınırları içerisinde kullanmayı plânlıyorsanız tercih edeceğiniz firmanın RMA ( Ürün İâde İşlemleri ) mes’elesine nasıl yaklaştığı hakkında bilgi edinilmesi yine mühimdir. Çünkü her firma kendi çizdikleri belli düsturlara göre hareket etmektedir. Bunun için de tercih edilecek firmanın resmî internet sitesinde bu konuyla alâkalı bir sayfa olup olmadığına bakılmalıdır. Çünkü bâzı küçük – orta ölçekli firmalar bu husus üzerinde titizlikle dururken, büyük firma diye tâbir ettiklerimizin sitelerinde RMA ile alâkalı sayfalar bulunmamaktadır. SSD’nin ârızalanması durumunda kullanıcı da kendine bir muhatab bulamadığından ya bozuk SSD’sini o şekilde kabûl edecek ya da üretici firmanın varsa Türkiye müvezzî ile irtibâta geçecektir. Fakat şunu hatırlatalım ki büyük firmaların dâhi müvezzîleri bu tür durumlarda ekseriyetle kullanıcıya yardımcı olmamaktadır.

 

Dikkât edilmesi gereken diğer bir husus ise, üretici firmanın RMA konusunda bizâtihi yardımcı olmasına rağmen yenisi ile değiştirilen SSD’yi Türkiye’deki adresinize yollarken gönderi formuna katı hâl diskinizin meblağının yazmasıdır. Firma cihetinden bu doğrudur ve yapılması lâzımdır. Buradaki sıkıntı şuradan kaynaklanmakta;

 

Türkiye gümrük kâidelerine göre yurtdışından ülkeye giren her ürün gümrük kontrolüne tâbii tutulmak mecbûriyetindedir. Gönderilen ürünün fiyatı ( yanlış hatırlamıyorsam ) 80 Euro ve üstüne tekâbül ediyorsa bu durumda gümrük me’murları pakete işlem yaparak KDV hesablaması uygularlar. Yâni, siz her ne kadar onun tâmir ya da değişimden gelen bir ürün olduğunu belirtseniz de onlar ürününüzü İhraacat kapsamına sokmaktadırlar.

 

Bu hususları da aklın bir köşesinde tutmak da SSD tercîhinde faydalı olacaktır. RMA’nın tam olarak ne olduğu ve nasıl yapıldığına dâir müstakil bir makâle çalışmamız vardır. Nâsib olursa yakında yayımlanacaktır.

 

 

 

 

SSD Tercîhinde İsâbet konusu da buraya kadardır. Makâlemizin başında da ifâde ettiğimiz üzere A’dan Z’ye SSD Rehberimizin bundan sonraki kısımlarında bir katı hâl diskini bilgisayara takmayı ve işletim sisteminin nasıl kurulduğunu göreceğiz.

 

 

 

 

İKTİBASLAR:

 

LSI

Newegg

 


  • Merhabalar Bengi,

    Gecikmemi mâzur görünüz umarım.

    Tabii, doğruca sisteme takıp işletim sistemini öylece kurabilirsiniz. Kurulum esnasında Windows’un kendisi gerekli ayarları yapacaktır. Lâkin, SSD’nizden tam performans alabilmek için ( eğer ki sistemeniz destekliyorsa ) kurulumdan evvel Bios’a girip oradan ufak bir arama ile ‘ AHCI ‘ modu bulup onu aktifleştirmeniz lâzımdır.

    Selâmlar ile :)
    Ömer

  • Bengi Polat

    Selamlar, Samsung 850 evo 250 gb ssd aldım. Bunu direk çıkardığım hdd yuvasına takıp sıfırdan kurulum yapabilirmiyim. Yoksa önce çalışan bir sisteme bağlayıp disk yöneticisinden etkinleştirmek mi? gerekiyor.

  • Merhabalar Egeli hocam,

    Teveccühünüz, bu makâleler merak edenlerin işlerini görüyor, okunduktan sonra yüzlerine ufak bir tebessüm bıraktırabiliyorsa ne mutlu bana :)

    Estağfirullah, olur mu hiç. Söylediklerinizde tamamen haklısınız. İtiraf etmem gerekirse, günümüz için ne yazık ki artık eski sayılan kelimelere olan ilgimin kontrolü zor olan bir dönemindeyken vücud bulan SSD Labs’deki ilk yazılarım olan bu makâleler mezkûr kelimelerden fazlasıyla nasiplenmişti.

    Lâkin, ilerleyen dönemlerde ziyaretçilerimden aldığım, zat-ı âlinizin de ifâde ettiği minvâldeki yapıcı eleştiriler neticesinde bende: ‘ Kantarın topuzunu kaçırmış olmayayım ? ‘ fikri zuhur edip de meseleyi iyice düşünmeye başlayınca tam da belirttiğiniz bu kanaât bende iyice yer edindi.

    Ondan ötürüdür ki makâlelerimdeki dili iyice yumuşatmaya ve mizansenlere biraz daha yer vermeye karar kıldım. İş bu haseble de ‘ Kingston HyperX Savage 240GB – Vahşi Cazibe ‘ isimli incelememden itibaren bu cihetde bir usûl takip etmeye başladım. Meselâ geçen aylarda yayımladığım ‘ Makûl Fiyatlı SSD Satın Alma Rehberi ‘ isimli çalışmamda da işi daha bir titizlikle yapmaya çalıştım. Bu son bahsettiğim çalışmamı, dilimin ağırlığından ötürü beni zamanında en çok eleştiren tanıdıklarıma sunduğumda fikirlerinin 180 derece değiştiğini ifâde ettiler. Tabii ki bu, işi gerçekten başardığım mânâsına gelmez. Şu anda yaptığım sadece en uygun usûlü bulmaya çalışmak.

    Meselenin hülâsası muhterem hocam, yolun en güzeli ben de bulmaya çalışıyorum. Ve bu patikadaki en hoş ve candan destek de sizlerin yapıcı yorumları oluyor. İnanın size çok mu çok müteşekkirim. Çünkü hüsnü niyetli olmasanız vaktinizi ayırıp böyle uzun bir mesajı böyle bir nezaketle yazacağınızı sanmam. Müteşekkirim :)

    Tabii, bu makâleleri de kısmet olursa yakın bir zamanda elden geçirip dillerini sadeleştirme fikrim vardır. Fırsat ruhsat olursa en kısa zamanda gerçekleştirebilmeyi umuyorum. Bu arada, orta yaşlarda kendi hâlinde bir vatandaşım :)

    Yorumlarınızı her dâim beklerim.

    Hürmetlerimle,
    Ömer

  • aegean

    Öncelikle belirtmeliyim ki çok basarılı faydalı ve bilgi dolu, akıllardaki soruların neredeyse hepsine cevap verecek makaleler ile SSD konusunu bitirmişsiniz tebrik ederim ben bir tek konuda meraklandım. Acaba yaşınız kaç? Çünkü ben 50 yasında olan fakat kara ekran döneminden beri (c pm – dos) bilgi sistemleri ile ilgilene bir kişi olarak bayağı yaşlıyım (eskiyim bilgiliyim demiyorum sadece yaşlıyım) ancak bu kelimeler ile bir makale yazacak kişilerin benden bile en az 20 yıl yaşlı olmasını tahmin ederim. Kullandığınız kelimelerin neredeyse dörtte üçü arapöa ve farsçadan geçmiş ve günümüzde kullanılmayan kelimeler. Densizliğimi affedin ama bu siteden bilgi almak istecek 25 yas altı gençlerin çoğu sizin makalelerinizi okumak için sözlük kullanması gerekecekti. Ben Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan bir vatandaş olarak olası durumlarda her kelimenin Türkçe sini kullanmaya özen gösteririm. Sizin bilgi dağarcığınız ve insanlara sunduğunuz ışık takdire değer; fakat lütfen dilinizi Türkçe’ye çevirmeniz dileğiyle size başarılar ve sunumlarınızın devamını dilerim.

  • Hasan Hüseyin Albayrak

    Merhaba,
    Silicon power s60 120gb ssdyi windows 8.1 sistem üzerinde kullanmaktayım. Lakin SSD ye yazılım güncellemesi yapamıyorum sanırım sorunum yazılım güncelleme programının XP SP3、Vista SP2、ve Win 7 ye uyumlu olmasından kaynaklı. Bu konu hakkında herhangi bir öneriniz var mı?

  • Hasan Hüseyin Albayrak

    Merhabalar,
    Öncelikle dilimize gösterdiğiniz saygıdan ve bu güzel siteden dolayı sizlere teşekkür etmek isterim. Zaman zaman bazı kelimelerinizi kavramakta güçlük çeksem de çabanızı takdir ediyorum. Lafı çok uzatmadan sorularıma geçmek istiyorum.

    Dell inspiron N4050-B41B23 dizüstü bilgisayar kullanmaktayım, özelliklerini görmeniz açısından ürünün linki:
    http://www.istanbulbilisim.com.tr/inspiron-4050-b41b23-dell-dunyasi-fiyatlari-kampanyali-laptoplar-en-ucuz-dizustu-bilgisayar-modelleri-firsatlari-notebook-taksit-avantajlari,25929.html
    tek fark benim bilgisayarımdaki işlemci i5-2430m olarak geçiyor.
    Bilgisayarıma SSD ve Ram güncellemesi yapmak istiyorum. Ram olarak ömür boyu garantili olduğu için Kingston tek seçeneğim fakat SSD cephesinde kafam gerçekten karışmış durumda. Bu bağlamda bende son çare olarak size yazmayı uygun gördüm. Makalenizde belirttiğiniz gibi SSD’ye ihtiyacım olduğu kadar yatırım yapmak istiyorum. Kullanıcı profilimi tanımlamam gerekirse, ev-ofis sınıfına girerim sanırım. Lisansüstü öğrencisiyim bu bağlamda bilgisayar üzerinden ders çalışıyor, araştırma yapıyorum. Aynı zamanda fotoğraf ve müzikle uğraşıyorum bu bağlamda Photoshop ve samplitude music studio gibi programlar kullanıyorum. Tabi bu programlarda çok karmaşık işler yapmıyorum, yaptığım işlemler genelde basit işlemler ve bu bağlamda aslında şuan sahip olduğum sistem bile aslında bana yeterli gelmekte.
    SSD için maksimum 200 tl bütçe düşünüyorum. Bulduğum bazı SSDleri ve fiyatlarını ise şöyle listeleyebilirim:

    1) Sandisk 120 GB SSD Disk (Fotoğrafında Sandisk SSD plus yazıyor) (150TL)
    2) Sandisk 128 GB Z400s (170TL)
    3) Kingston 120 GB V300 (180TL) Bu modeli tam düşünmeye başladığımda sitenizdeki bir makale ile senkron, asenkron durumunu öğrendim ve disk ile alakalı şüpheye düştüm.

    Hi-level, silicon power gibi SSDler de olmasına rağmen markalarına pek güvenemediğim için tereddütte kaldım, Yoksa bunların dışında da eğer bana çok ciddi anlamda fark yaşatacaksa başka modellerde düşünebilirim. Maksimum 200TL ödeyerek Fiyat/performans olarak bana tavsiye edebileceğiniz SSDler hakkında küçük bir sıralama yaparsanız (firmaların stok durumlarında değişiklik olabiliyor çünkü) gerçekten müteşekkir olurum.

    SSD üzerine sadece sistem ve gerekli programları kuracağım. Bilgi ve belgelerimi ise her akşam işlerimi bitirdikten sonra harici disklere yükleyeceğim. Ayrıca elimde 240GB (2,5″), 280GB (2,5″) ve 320GB (3,5″) harici hard diskler bulunmakta. Bunların hepsini aynı anda kullanmamı sağlayacak herhangi bir yöntem mevcut ise konu ile ilgili beni bilgilendirirseniz çok sevinirim.

    Sağlıcakla kalın.

  • Hasan Hüseyin Albayrak

    Merhabalar,
    Öncelikle dilimize gösterdiğiniz saygıdan ve bu güzel siteden dolayı sizlere teşekkür etmek isterim. Zaman zaman bazı kelimelerinizi kavramakta güçlük çeksem de çabanızı takdir ediyorum. Lafı çok uzatmadan sorularıma geçmek istiyorum.

    Dell inspiron N4050-B41B23 dizüstü bilgisayar kullanmaktayım, özelliklerini görmeniz açısından ürünün linki:
    http://www.istanbulbilisim.com.tr/inspiron-4050-b41b23-dell-dunyasi-fiyatlari-kampanyali-laptoplar-en-ucuz-dizustu-bilgisayar-modelleri-firsatlari-notebook-taksit-avantajlari,25929.html
    tek fark benim bilgisayarımdaki işlemci i5-2430m olarak geçiyor.
    Bilgisayarıma SSD ve Ram güncellemesi yapmak istiyorum. Ram olarak ömür boyu garantili olduğu için Kingston tek seçeneğim fakat SSD cephesinde kafam gerçekten karışmış durumda. Bu bağlamda bende son çare olarak size yazmayı uygun gördüm. Makalenizde belirttiğiniz gibi SSD’ye ihtiyacım olduğu kadar yatırım yapmak istiyorum. Kullanıcı profilimi tanımlamam gerekirse, ev-ofis sınıfına girerim sanırım. Lisansüstü öğrencisiyim bu bağlamda bilgisayar üzerinden ders çalışıyor, araştırma yapıyorum. Aynı zamanda fotoğraf ve müzikle uğraşıyorum bu bağlamda Photoshop ve samplitude music studio gibi programlar kullanıyorum. Tabi bu programlarda çok karmaşık işler yapmıyorum, yaptığım işlemler genelde basit işlemler ve bu bağlamda aslında şuan sahip olduğum sistem bile aslında bana yeterli gelmekte.
    SSD için maksimum 200 tl bütçe düşünüyorum. Bulduğum bazı SSDleri ve fiyatlarını ise şöyle listeleyebilirim:

    1) Sandisk 120 GB SSD Disk (Fotoğrafında Sandisk SSD plus yazıyor) (150TL)
    2) Sandisk 128 GB Z400s (170TL)
    3) Kingston 120 GB V300 (180TL) Bu modeli tam düşünmeye başladığımda sitenizdeki bir makale ile senkron, asenkron durumunu öğrendim ve disk ile alakalı şüpheye düştüm.

    Hi-level, silicon power gibi SSDler de olmasına rağmen markalarına pek güvenemediğim için tereddütte kaldım, Yoksa bunların dışında da eğer bana çok ciddi anlamda fark yaşatacaksa başka modellerde düşünebilirim. Maksimum 200TL ödeyerek Fiyat/performans olarak bana tavsiye edebileceğiniz SSDler hakkında küçük bir sıralama yaparsanız (firmaların stok durumlarında değişiklik olabiliyor çünkü) gerçekten müteşekkir olurum.

    SSD üzerine sadece sistem ve gerekli programları kuracağım. Bilgi ve belgelerimi ise her akşam işlerimi bitirdikten sonra harici disklere yükleyeceğim. Ayrıca elimde 240GB (2,5″), 280GB (2,5″) ve 320GB (3,5″) harici hard diskler bulunmakta. Bunların hepsini aynı anda kullanmamı sağlayacak herhangi bir yöntem mevcut ise konu ile ilgili beni bilgilendirirseniz çok sevinirim.

    Sağlıcakla kalın.

  • yusuf taner Topaloglu

    merhaba evodaki turbo cache özelliği 850 proda yokmu yani ekstra bir özellikmi
    kafamı karıştıran bir diğer noktada 850 evonun prodan sonra çıkıp daha ucuz olması
    peki sizce erişim hızları birbirine yakınmıdır ?
    çok teşekkür ederim

  • Merhabalar Yusuf,

    Oyun, dizi ve internet türü uygulamalar için 850 EVO isâbetli bir tercih olacaktır. Turbo Cache özelliği sayesinde bu tür hafif ve orta sıklet işlerlerde yüz güldürür.

    850 Pro ise daha çok ağır iş yüklerinin altından kalkabilmek için tasarlanmış bir seridir. Nedir meselâ; video ve ses render alma, aynı anda onlarca programı bir arada çalıştırma ve hattâ hafif veri merkezlerinde kullanma gibi.

    Aradaki 300 lira da büyük bir meblâğdır ve Samsung 850 EVO ile yola çıkmak şu durumda bizce daha mantıklıdır.

    Selâmlar ile :)

  • yusuf taner Topaloglu

    Merhabalar ben bilgisayarımda ya oyun oynuyorum yada dizi film izliyorum şu sıralar ssd alacağım ama iki ssd arasında kaldım samsung 850 pro 512gb mı yoksa samsung 850 evo 500gb mı ikiside 3d vnand teknolojisine sahiptir. ikisi arasında 300 tl fark var hangisini almalıyım hangisi benim için daha avantajlı olur acaba yardımcı olursanız sevinirim

  • Ve aleykum selâm,

    Sizlerin de cumâsı mübarek olsun :)

    Geri dönüşte biraz geç kaldım, mâzur görünüz umarım.

    Evet, zikredilen uygulamalar için performans noktasında dikkat icâb gerektiren ilk husus IOPS performansıdır. Sıralı okuma ve yazması 300MB ve üstü SSD’ler bu iş için kâfidir.

    Velâkin ondan daha mühimi ise diskin çalışma kararlılığıdır. Çünkü kullanılan verinin değeri arttıkça risk nisbi de hâliyle artıveriyor. Bu konuyu şu makâlemizde işledik:
    http://www.ssdlabs.net/makaleler/verileriniz-ne-kadar-ehemmiyetli/

    Merak ettiğiniz hususları bize sormakta rahat olasınız.

    Selâmlar ile :)

  • TC Osman Gazi

    Selamun Aleykum,

    Hayırlı Cumalar,

    Günlük hayatta kullanmak için, belki ufak programlar, programlamalar vs kullanacağım bilgisayarıma SSD almaya karar verdim sayenizde.

    İnternette gezindiğimde okuma-yazma hızını MB olarak gösteriyorlar. Sizin dediğiniz gibi IOPS değeri görünmüyor.

    Buna göre hangi değerlere göre hareket etmeliyim. MB okuma yazma hızına bakmam yeterli midir?

  • samet

    Çok teşekkür ederim yorumlarınız için içim rahatladı SSD mi kullanmaya devam edeceğim sayenizde:)

  • Merhabalar Melo,

    Evvela yeni SSD’niz hayırlı olsun dilerim.

    Peki test esnasında anti virüs dâhil arka planda çalışan tüm yazılımlar kapalı mıdır ?
    Bir de, anakart ve işlemci modellerinizi rica eder, imkân varsa AS-SSD’nin koşulmuş testinden bir ekran görüntüsü beklerim.

    http://www.ssdlabs.net/gerecler/muhtelif-yazilimlar/as-ssd-benchmark-v-1-7-4739/

    Selâmlar ile :)

  • Estağfirullah, baş şişirmek olur mu.

    Hâlihazırdaki uzun bir makâle çalışmamızdan ötürü yorumlara dönüşüm aksadı, mâzur görünüz.

    Okuma kısmı olması gerektiği gibi, lâkin yazma biraz düşük çıkmış.

    Doğru hizâlama ( ki bu işletim sistemi kurulumundan evvel yapılmakta ) ve test evvelinde anti-virüs dâhil arka planda çalışan tüm yazılımlar kapatıldığında yazma hızı da normale yaklaşacaktır diye zannediyorum.

    HD Tune’da grafiğin dalgalı olması da testin işletim sistemi kurulu disk üzerinden yapılması ve arkada çalışan ( bize görünmüyor olabilirler ) uygulamaların SSD’nin gücünden bir miktar çekmelerinden kaynaklanmaktadır.

    Suâlleriniz olduğunda bize rahatlıkla sorabilirsiniz.

    Selâmlar ile :)

  • Samet Icoglu

    Merhabalar,
    Kafanızı şişirdim farkındayım ama bu değerler nasıl sizce HDtune ve ATTO testlerim.Pek anlamadığım için yardımzı olursanız sevinirim.

  • Merhabalar Samet,

    Esâsında puanlarınız normaldir.
    Fakat Transcend’in belirttiğinden uzak değerler almanızın sebebi, firmanın, bu SSD’leri ATTO ile ölçüp elde ettiği sonuçları kutu üzerine öylece yazmasındandır.

    Yâni durum, diskinizi test ederken kullandığınız yazılımla ilgilidir.
    ATTO ile test etmeniz durumunda vaad edilenlere yakın sonuçlar gelecektir.

    Mes’elenin teknik boyuttaki izâhatı için şu makâlemizden istifâde edebilirsiniz:
    http://www.ssdlabs.net/makaleler/sandforce-kontrolculerin-calisma-esaslarina-yakindan-bakis/

    Selâmlar ile :)

  • Samet Icoglu

    Merhaba
    Elimde Transcend 320 128GB SSD mevcut AS SSD Benchmark ve CrystalDiskMark testlerini yaptım fakat bunlar bana düşükmüş gibi geldi.Üzerinde yazan değerlere yaklaşamıyor bile Asus X550jk ( 8gb ram )notebook kullanıyorum.Değerler bunlar;

  • melo

    Makale için teşekkürler, bir sorum olacaktı; yeni aldığım Samsung 850 Pro 256GB SSD’yi test etmek için CrystalDiskMark 3.0.3 x64 programını kullandım ancak test sonucu aldığım veriler açıkçası beni üzdü. Örneğin 4K okuma 29 MB/s gibi değer çıktı. Windows 7 ultimate 64bit kullanıyorum, SSD’nin yarısı dolu durumda, ayrıca pc donanımı çok yeni. Neden bu kadar düşük bir değer almış olabilirim, bir fikriniz var mıdır diye sormak istedim. Teşekkürler.

  • Ricâ ederim,

    Performans ve yazma ömründe 850 EVO birazcık daha iyi. Garanti süresi de bâriz iki sene fazla.

    İsâbet etmişsiniz, aradaki 65 lirayı verip ikinci alınabilir.

    Selâmlar ile :)

  • Ertan Tunga

    ilginize teşekkür ederim. Acaba aşağıdaki 2 SSD’yi kıyaslarsanız nasıl bir yorum yapabilirsiniz?
    1- Crucial MX100 256 GB (350 TL)
    2- Samsun 850 EVO 250 GB (415 TL)
    açıkçası ben 65 TL daha fazla verip 2. seçeneği almayı daha makul buldum. ancak sizin kıymetli yorumlarını da öğrenmek isterim.
    Saygılarımla

  • Merhabâlar Ertan,

    Geri dönüş için biraz geciktim, mâzur görünüz umarım.

    Tabii, tıpkı FPS oyunlarında olduğu gibi, eğer ikisi de 100 kare / sâniye üzerine çıkabiliyorsa, bir kullanıcının GTX760 ilâ GTX980 arasındaki farkı müşâhede etmesi nâmümkündür.

    Ofis ve internet ağırlıklı çalışan için durum böyledir. Çünkü günümüzde katı hâl disklerinin ekseri belli bir hız bariyerini çoktan geçmiştir. Ve ilerleyen seneler içerisinde bilgisayarlarımıza artık Ram takma mecbûriyeti de kalmayabilir. Çünkü SSD teknolojisi pek hızlı bir şekilde ilerliyor ve yeterli kıvâma geldiğinde işlemciler artık direk onlarla konuşmaya başlayacaklar.

    İşte günümüz tüketici sınıfı katı hâl diskleri arasında bizce en belirleyici unsur sundukları çalışma kararlılığıdır. Her ne kadar eskisinden çok daha emin çalışıyor olsalar da, verî, kimi kullanıcının ekmeğini çıkardığı bir eşyâdır. Bir firma üretiiği diske ömür boyu garanti verse ve bu disk ilk sene içinde bozulsa, ömür boyu garantinin pek bir mânâsı kalmayacaktır. Bu konu üzerine yazılmış bir makâle yine sitemizde mevcuddur.

    Zikrettiğiniz bu beş diskten, eğer ki ” Bir kere alayım sonra da arkama bakmayım ” derseniz Samsung 850 Pro.

    ” Ondan aşağı kalmasın, fiyatı da mâkûl olsun ” derseniz de Crucial MX100’e bir bakabilirsiniz.

    Selâmlar ile :)

  • Ertan Tunga

    Öncelikle detaylı çalışmanız için teşekkür ederim. Bu siteyi bulmadan önce bir çok kıyas (benchmarking) sitesine girerek detaylı olarak araştırma yapmıştım. Ancak sizin yorumlarınızdan çıkardığım; standart bir internet / ofis kullanıcısı iseniz tüm SSD’ler bizim için performans anlamında farklılık yaratmayacağıdır. Aslında yok birbirinden farkımız, biz Osmanlı bankasıyız durumu :) hakkaten böye mi?

    Örneğin ben 250 GB’lık bir SSD almayı planlıyorum ve 600 TL civarında olan SSD’ler ( Samsung 850 Pro / OCZ Vector 150) ile 350 TL civarında satılan SSD’ler (Sandisk Ultra II / Crucial MX100 / Kingston Hyper X) bizim için çok bir farklı yok mu?

    Bu arada MacBook Pro kullandığımı da belirtmek isterim. Değerli Yorumlarınızı paylaşırsanız memnun olurum.

  • Estağfirullah, baş ağırısı olur mu.

    Tabii, SSD’yi bilgisayara bağladıktan sonra yine SATA bölümünden SSD’yi birincil, HDD’yi de ikincil disk olarak işâretlemeniz kâfîdir.

    Bu durumda işletim sisteminizi SSD’ye kurabilir, arşivlerinizi de HDD’de saklayabilirsiniz.

    Selâmlar ile :)

  • Furkan Umut Şen

    Öncelikle erken cevabınız için teşekkürlerimi iletirim.hdd ile ssd yi aynı anda kullanırsam istediğim performansı alabilir miyim.Donanımsal anlamda pek bilgim yok başını ağrıtıyorum özür dilerim :)

  • Merhabâlar Furkan,

    Eğer sâdece SSD’yi kullanıp HDD’yi devre dışı bırakmayı düşünüyorsanız sâbit diski çıkarabilirsiniz. Bunun yapımı da basittir. İhtiyâcınız olan tek şey uygun uçlu bir yıldız tornavidadır.

    Fakat kasanızda birden fazla 3.5” yuva bulunması kuvvetli ihtimâl. Ki size gelmekte olan SanDisk Ultra Plus’ın kutu içeriğinden 3.5” çeviciri aparat da çıkmakta. Diski aparatın üzerine 4 vida ile takıp ardından iki vida ile aparatı da kasaya monte edebilirsiniz.

    Tabii, bu işlemi gerçekleştirdikten sonra Bios’a bir girmeli ve oradan SATA bölümünü bulup IDE yazan kısmı AHCI’ye çevirmelisiniz. Eğer ki bu karmaşık gelirse SSD’yi taktıkdan sonra Windows 7 ya da üstü bir işletim sistemini kurup ertesinde masaüstü üzerinden de biraz uğraşarak AHCI moda geçebilirsiniz.

    Merâmınızı umarım doğru anlamışımdır.

    Merâk ettiğiniz hususları bize sormakta lütfen rahat hissediniz.

    Selâmlar ile :)

  • Furkan Umut Şen

    Osman abi(isminizi de bilmiyorum ama) sandisk ultra plus128 gb kargoyla şuan geliyor bilgisayarım sata 2 ve 3.5 inch hdd kullanıyor.Sorum şudur ki elimde aparat var ortalama bir düzeydeki kullanıcı hdd yi söküp yerine ssd yi takabilir mi ve en korktugum şey bilgisayar kendini boot menüsüne atacak mı? Acil cevap verirseniz memnun kalırım.

  • Merhabâlar Osman,

    Estağfirullah, teveccühünüz. Allah bizleri utandırmasın.

    TeknoSeyir’i tavsiye ederim, Levent âbi ve Özkan çok iyi iş çıkarıyorlar.

    Selâmlar ile :)

  • oraletosman

    Walla hocam ellerine sağlık bu siteyi bugün keşfettim diyebilirim ki günümün neredeyse tamamı makalelerinizi ve incelemelerinizi okumak ile geçti. walla helal olsun türkiyenin bu şekilde sitelere ihtiyacı çok fazla. umalım ki ekran kartları ve ram’ler içinde sizinkine benzer siteler devreye girsin.
    saygılarımla