ANKET

Sitemizde En Çok Hangisinin İncelemesini Görmek İstersiniz ?

Dizüstü Bilgisayar - 16 ( 28.07 % )

Ekran Kartı - 10 ( 17.54 % )

RAM - 1 ( 1.75 % )

Intel NUC Mini Bilgisayar - 1 ( 1.75 % )

USB Bellek - 2 ( 3.51 % )

Sadece SSD Yeterli ! - 27 ( 47.37 % )

TÜM ANKETLER

TOPLAM REY : 57

SON TWEETLER

SON YORUMLAR

OCZ’nin Tarihi Mercek Altında: Bir Pegasus’un Seyri

Yazar: 29-03-15  0:28
Anahtar kelimeler: , , ,

OCZ'nin tarihçesine girizgâh yapma bâbından az evvel kısaca bir değindik. Bu bölümde ise firmanın katı hâl diskleriyle olan münasebetini ilmimiz dâhilinde taa en başından günümüze kadar takib edecek şekilde zaman dizimi ( kronoloji ) hâlinde yazıya dökmeye çalışacağız.

 

İkinci bin yılın başında kuruluşundan itibâren umûmen genç ve faâl bir ekib tarafından idare edilmiş olan OCZ'nin pazarın dinamiklerini okuması, onları yorumlaması ve üzerine bir strateji bina etmesi de hep bu hakîkat çevresinde şekillenmiştir. Daha evvel başkalarının denemediği birşeyleri masaya koyma, mevcud sınırları aşma ve kullanıcılara dâima heyecan verici ürünler sunma mecburiyetine inanma hissiyâtıdır O'nu OCZ yapan. Ve tahmin edeceğiniz üzere firmanın katı hâl diski pazarına duyduğu erken ve derin ilginin kaynağı da yine bundan başkası değildir. Tutku, hırs ve hakikât arasında gidip gelen duygular yumağında yolunu bulmaya çalışan OCZ'nin takriben 7 senelik SSD serüveninde hem alacağı hem de vereceği birden çok ders vardır.

 

Gelin şimdi sizleri daha fazla bekletmeden firmanın SSD dosyasını ele alalım ve konuyu hususî bir albüm çalışmasıyla nihayete erdirelim.

 

 

OCZ-SATA-I-SSDOCZ'nin ilk katı hâl diski, 2007 senesinin ortalarında çıkardığı isimsiz bir modeldir. Tüketici sınıfı SSD'lerin pahaca henüz yeni yeni alınabilir seviyelere geldiği vakitlerde üreticilerin, hazırladıkları katı hâl disklerine hususî bir isim vermemeleri o gün itibâriyle garibsenecek bir durum değildir. Çünkü o sıralarda bir elin parmağını zor geçen imalâtçı firmalarda yeni bir marka ya da isim husûle getirmek değil, eli ayağı tutan ve fiyatı da fazla uçuk olmayan bir SSD üretebilme fikri hâkimdir. Hâliyle, katı hâl diski hazırlayan bir üretici de diskin üzerine kendi ismini, hemen yanına da Flash SSD ya da Solid State Disk ibâresini basmaktadır. OCZ'nin mevzu bahis diskine dönersek, Samsung'un ilk nesil SSD kontrolcülerinden birinin hayat verdiği bu model SLC tipi NAND'lar taşımakta, 32GB ve 64GB olmak üzere iki farklı kapasite seçeneğiyle gelmektedir. Bu modelin arayüzü SATA I'dir ve sıralı okumada 58 MBs, yazmada ise 35 MBs hızları sunabilmektedir.  Diskin devre kartı üzerindeki hem NAND hem de hârici Dram'in yine Samsung imzası taşımaktadır. Esâsında o vakitler kontrolcü ve NAND'ı olmayan tüm üreticilerin diskleri tıpkı bu şekildedir. MLC NAND'ların hacimli üretimine henüz başlandığı o günlerde vasıflı kontrolcüler mevcud değildir. Disk üreticileri de yola mecburen SLC bellekler ile çıkmışlardır. OCZ'nin ilk denemesini teşkîl eden bu diskin performansı sıradan bir 2.5'' sabit diskin vaad ettiğinden de daha düşüktür. Birkaç ay sonra firma bu modelin ikinci sürümünü çıkarır. Hız değerleri bir sıçrama kaydederek 120 MBs / 100 MBs seviyesine yükselmiştir.

 

Aradan bir sene geçer ve OCZ'nin yeni hamlesi firmanın SSD işini artık bir ciddiyet ve intizam ile ele aldığının gösterir: Core serisi

 

İlk defa MLC tipi NAND Flash belleklerin kullanıldığı bu seride kontrolcü de JMicron üretimi JMF602 yongasıdır. Arayüz SATA II'dir. Kapasite aralığı 32GB - 128GB aralığına yayılmakta, okuma ve yazma hızları da 143 MBs ve 92 MBs gibi rakamlara yükselmektedir. IOPS değerlerinin de ilk kez açıktan beyan edildiği bu serinin başarımı okumada 2.500 küsür iken yazma 490 civarıdır.

 

OCZ-Core-V2Mezkûr seri kısa bir süre sonra güncellenir ve isminin yanına V2 ibâresi alır. Firmware üzerinde yapılan iyileştirmeler neticesinde azamî kapasite 250GB'ye çıkar. Bu, Flash tabanlı bir diskin vaâd ettiklerini görme bakımından o gün için heyecan vericidir. Çünkü o vakitler en çok rağbet gören HDD'ler de 320GB / 500GB aralığındadır. Core V2'nin okuma ve yazma hızları da 170 MBs ve 98 MBs'ye yükselmiştir. Güncellenmiş seriyle birlikte sunulan bir diğer yenilik de diskin SATA yanında bir de USB portuyla gelmesidir. Bu sayede kullanıcıları disklerini hârici bir depolama cihazı olarak da kullanma imkanına kavuşur. Yıl bitmeden firma bir de Solid serisini çıkarır. Aynı kontrolcüyle gelen bu seri daha makûl bir fiyata alınabilmektedir.

 

Bu sırada işlemci devi Intel de X25-M serisi disklerini çıkarır ve pazarda ses getirir. Muâdillerinden farklı olarak NAND'lar ile 10 kanal üzerinden haberleşebilen bir kontrolcüyle gelen seri uygulama testlerinde iyi bir tablo çizerek SLC NAND'lı rakibleriyle umûmen kafa kafaya, bazende onlardan daha iyi performans sunar. Burada dikkat çeken husus Intel'in bu kontrolcüsünün ne kadar verimli çalıştığıdır. Çünkü X25-M serisi MLC tabanlıdır.
Sene 2009'a geldiğimizde karşımızda artık ihtiraslı bir OCZ vardır. Sırasıyla USB bellek, soğutucu ve ekran kartı pazarlarında umduğunu bulamayan firma ağırlığını, geleceğini pek parlak gördüğü katı hâl disklerine kaydırmıştır. Tek JMicron kontrolcüden yeterli verim alınamadığını düşünen firma Apex ismi altında aynı devre kartı üzerinde çift JMF602 yongayla gelen yeni bir seri çıkarmış ve aktarım hızlarına neredeyse ikiye katlamıştır. Lâkin bu sefer de külfet artmaktadır. O vakit çiçeği burnunda bir kontrolcü üreticisi olan Güney Koreli Indilinx de ilk ürünlerini çıkarmış, JMicron'dan haz etmeyen OCZ de hızlıca bu yeni yongalara sarılmıştır. Zamanının meşhur kontrolcülerinden olan Barefoot'dan güç alan ilk seri Vertex'ler böylece vücûda gelmiştir. Tek kontrolcü ile Apex'den daha iyi performans elde edilince OCZ de yönünü artık iyice Indilinx'e dönmeye başlar.

 

OCZ-Vertex-Mac

Takib eden birkaç ayda OCZ'nin reklâm ve pazarlama faaliyetleri iyice yoğunlaşır. Vertex Mac isminde yeni bir seri çıkaran firma bu hamleyle Apple kullanıcılarını hedefler ve donanım kısmında hiçbir değişiklik yapmadan sadece isim, renk ve kutu değişikliği ile kendine yeni pazar payları aramaya koyulur.

 

Sonrasında aynı Vertex'i bu sefer SLC NAND'lar ile donatan firma bununla da enterprise, yâni müesseseleri gözüne kestirir. Haziran ayı gibi Summit serini görünür. Samsung'un yeni nesil kontrolcünü taşıyan bu seride NAND ve Dram yongaları da yine aynı üreticidendir. SATA II arayüzüyle gelen seri okumada 220 MBs, yazmadaysa 200 MBs hızlarına erişebilmektedir. O günün şartlarını hatırladığımızda Summit, performans çıtasını yukarıya taşıyan bir seridir ve azamî 250GB kapasiteyle gelemekte olup fiyatı 700$ civârıdır.

 

Sadece OCZ değil, rakibleri olan Corsair ve G.skill de Indilinx'e dayanmış ve etraf Barefoot'lar ile dolmaya başlamıştır. O esnada X25-M G2'yi satışa sunan Intel sentetik uygulamalardan ziyade gerçek dünya testlerinde Barefoot'lara açık ara fark atınca yüksek fiyatına rağmen kullanıcıların teveccühüne mazhâr olur. Bunda Intel disklerin diğerlerine kıyasla daha düşük olan geri dönüş, diğer bir ifâdeyle ' bozulma ' nisbi de etkilidir. O vakit ortalıkta JMicron yoktur ve meydan Indilinx'e kalmıştır. Çünkü Intel, kontrolcülerini kendine saklamakta, Samsung da bu cihetde bir yol izleyeceğinin sinyalini vermeye başlamıştır. O sıra iyice mûtadlaşan ( sıradan ) pazarda kullanıcıların dikkatini çekmek isteyen OCZ Vertex serîsinin kontrolcü ve Dram frekansını yükselterek bir nevî hız aşırtılmış Barefoot'u çıkarır: Vertex Turbo

 

OCZ-Vertex-Agility-Summit

 

Intel X25-M'yi geçemeyen Vertex Turbo ile OCZ'nin murâdı da ona yakın lâkin daha makûl fiyatlı bir çözüm ile kullanıcıların karşısına çıkmaktır. Firma bu sırada Agility serisi önündeki perdeyi kaldırır. Çift denetleyicili Apex'den edindiği tecrübeyi Indilinx üzerinde denemeyi arzu eden OCZ, dört adet Barefoot kontrolcüsünden müteşekkil 3.5'' yapıdaki Colossus serisini hazırlar. Her ne kadar çoklu kontrolcü ile gelse de bu serinin en büyük sıkıntısı, performansının SATA II sınırlarına takılmasıdır. Farklı bir yoldan gitmesi gerektiğini düşünen OCZ hem tüketici hem de enterprise sınıflarına hitâb eden PCIe tabanlı bir katı hâl diskini duyurur. Z-Drive isimli bu SSD de yine dört adet Barefoot üzerine bina edilmiştir ve kâğıt üzerinde iyi durur. Lâkin arayüzünün de PCIe olmasına rağmen istenilen performansı sunamaz. Çünkü eskiklik bu sefer de kontrolcüleri birbirine bağlayan RAID yongasının yeteri kadar verimli çalışamamasıdır.

 

Attığı bazı taşları her ne kadar tutturamasa da OCZ'nin disk satışları günden güne yükselmekte ve rakibleriyle rekabeti artmaktadır. Sadece kendi değil, pazardaki tüm üreticiler Intel'in X25-M serisi karşısında zor durumda kalmıştır. Lâkin kapalı kapılar ardında harıl harıl çalışan OCZ'nin kullanıcılara sunacağı çok daha başka çalışmaları vardır..

 

 

Ufukta SSD var !